Coşkusuzluktan şikayet ediyorsanız coşkusuzları kenarda oturtmalısınız. Coşkusuzluktan şikayet ediyorsanız coşkusuzları kenarda oturtmalısınız. Beşiktaş 24 Eylül’den 24 Kasım’a kadar 10 resmi maç oynadı. Bunların sekizini kaybetti. Dün 11’de 9 oldu bu istatistik... Maalesef bu ülkede Beşiktaş’ı, Fenerbahçe’yi ya da Galatasaray’ı çalıştıran birisinin 10 maçın 8’ini kaybedip görevde kalması zor iş. Sergen Yalçın’ın siyah-beyazlı camiada öyle güçlü bir kredisi var ki, bırakın görevini kaybetmeyi, tartışılmadı bile. Bu harika bir şey öncelikle. Yalçın, gerek futbolculuk gerek teknik adamlık performansıyla anasının ak sütü gibi hak etti bu krediyi. Ancak...

Sergen Hoca, Alanya maçından sonraki demeci üzerine bence daha fazla düşünmeliydi. Daha çok tartmalı, daha iyi kelimelendirmeliydi. Sergen Hoca’nın bir yenilgi sonrası tüm sorumluluğu futbolcularına bırakması, ondan beklenen türden bir tavır değildi bence.

STOPERLERE DİKKAT

Sergen Yalçın, Alanya müsabakasından çok önce de, bazı futbolcularının istek-coşku problemi olduğunu, herkesin bir arada savaşmadığı bir ortamda maçların kazanılamayacağını belirtmişti. Zaten 10 maçta 8 yenilgi yaşanmış, bir şeylerin ters gittiği ortada. O dönemde Beşiktaş’ın kazandığı iki maça baktığınızda stoper ikilileri dikkat çekiyor: Sivas’ı Vida-Serdar, Galatasaray’ı Vida-Necip ikilisiyle geçmiş Beşiktaş. Kalan sekiz maçın yedisinde Welinton sahada. Hepsi kaybedilmiş.

NET BİR GERÇEK VAR

Dün Vodafone Park’ta Beşiktaş’ın nispeten iyi olduğu ilk yarıyı seyrederken bir başka detay daha çarptı gözüme: Beşiktaş bu sezon ilk defa bir maçın 90 dakikasını sahada Welinton Nsakala Kenan’dan biri dahi olmadan oynadı. Coşkusuzluk, isteksizlik ya da formsuzluk yükünü belli isimlerin sırtına yüklemek değil niyetim. Ancak ortada net de bir gerçek var: Eğer coşkusuzluktan şikayet ediyorsanız, o zaman coşkusuzları kenarda oturtmalı ve coşkulularla yola devam etmelisiniz. Montero, Güven, Can gibileri çok az dakika aldılar bu sene. Oysa bu oyuncular sahaya çıktığında isteklerinde bir eksik olduğunu söyleyemeyiz kesinlikle.

HALLER GİRİNCE FİŞİ ÇEKTİ

Dün Vodafone Park’ta iki farklı devre izledik doğrusu. İlk yarı adeta bir Rus ruleti gibiydi. Orta sahalar yürüyerek geçildi, maç bir o kalede, bir bu kalede oynandı. İki takımın da önceliği savunma değil, hücumdu. 45 dakikada toplam sadece beş faul oldu. Ajax da Beşiktaş da rakip kale önlerinde net pozisyonlar yakaladılar. Hollandalılar ilk 11’de klasik bir santrfora yer vermemişlerdi, gol kaçırma yarışı yaptılar.

Beşiktaş’sa Ghezzal’le bulduğu golle üstün girdi soyunma odasına. Özellikle bu devrede Pjanic’in geriden oyun kurulumuna katkısını, atağın yönünü çevirmedeki ustalığını izledik. Nkoudou’nun driplingleri özlenmiş. Larin biraz daha sakin olsa Beşiktaş daha iyi bir skorla da girebilirdi içeri.

2. YARI TEK KAZANIM CAN

Ancak 46’da Erik Ten Hag, çok doğal bir değişiklikle sahaya klasik dokuz numarasını, Haller’i sürdü. O dakikada da fişi çekmiş oldu zaten. Ajax ikinci yarıda topa daha fazla sahip oldu, üçüncü bölgede daha fazla oynadı. Üstelik bu kez sahada “işi gol olan bir santrfor” istihdam ettiği için iyi oyununu skora da dönüştürdü Hollanda temsilcisi. Beşiktaş’ın ikinci yarıdaki tek kazanımıysa güçlü oyunuyla dikkat çeken Can Bozdoğan'dı. Gözleri parlayan bu çocuk ilk 11'de olmayı hak ediyor artık sanki.

AJAX'TAN TOPU ALMAK

Ajax’ın bu sezon 13 lig, dört de Şampiyonlar Ligi maçı mercek altına alındığında topla en az oynadıkları maç ilk Dortmund müsabakası. Onda da %54’le yine üstünler. Ligde de yüzde 57’nin altına hiç düşmemişler. Dün Beşiktaş 30’uncu dakikada Ajax’ı %51’de tutmuştu. İlk yarının sonunda da %53’e 47 idi durum. Bu Ajax’tan topu almak gerçekten zor iş. Ajax’ın bu sezon topu en çok paylaştığı devreydi muhtemelen dünkü ilk yarı.

ALVAREZ'İ ARADILAR

Bu Ajax’ın, 2019 Devler Ligi’nde yarı final oynayan Ajax’tan en önemli farkı, daha iyi savunma yapmaları. Bu maça kadar Devler Ligi’nde sadece 2 gol yemişlerdi. Ligde de 13 maçta yedikleri gol sayısı iki. Ancak dün ön libero Edson Alvarez’i aradıklarını düşünüyorum. Onun yokluğunda daha geçirgendi merkezleri.