Ahmet Nur Çebi'den Önder Karaveli'ye: "Sevgili hocam, sayın teknik direktörümüz... Buyurun... Bu güler yüzünüzle biraz mesaj verin..."

Önder Karaveli: "Ahmet Çalık'ın haberini duyduktan sonra İlhan hocamı aradım. Hocam telefonu açamadı, açamadığı için mutlu oldum çünkü ne söyleyeceğimi bilmiyordum. Akşam üstü konuştuk, aynısını söyledim. Ahmet Çalık'ı genç milli takımlardan beri takip ediyordum. Ailesine sabırlar diliyorum. Çok da fazla bir şey söyleyemiyorum çünkü bu konu, konuştukça beni farklı bir yere götürür. Benimkisi, Türk futbolu, Türk gençleri için adanmış bir hayat. Bundan asla vazgeçmeyeceğim. Bana önce futbolcu olma şansı tanıyan, sonra da antrenör olma şansı tanıyan Beşiktaş için adanmış bir hayatım var."

"Beni tanıyan insanlar bir şeyi çok iyi bilirler. Ben, kalbimin sesiyle yaşayan bir insanım. Bundan sonra da böyle yapmaya devam edeceğim. Bugün burada olmamı oturmamı sağlayan şey de kalbimin sesidir. Beşiktaş U19 takımındaki teknik ekibe görev veren, Sergen hocadır. Bize inandı, güvendi. Görevde olduğu sürece, bize her konuda son derece yardımcı, destekçi oldu. Ona bir kere daha çok teşekkür ediyorum."

"Emirhan İlkhan ile ilgili yaptığımız şey, yapabileceklerine inanmaktı. Tersini söylüyorum, ya Emirhan kötü bir performans sergileseydi ? Benim ona olan güvenim değişmeyecekti. Emirhan özelinde tüm gençlerimiz için söylüyorum. Benim yaptığım şey, Emirhan İlkhan'a güvenmek. Ben sadece Beşiktaş'ın gençlerine değil, Türkiye'nin gençlerine güveniyorum. Emirhan konusunda en az emek bana aittir. Onunla 5 aydır çalışıyorum. Onunla bunca yıl çalışan antrenörlerin emeği daha büyüktür."

"Genç oyuncular hata yapacaklar, her alanda hata yapacaklar. Ben de 47 yıldır hata yapıyorum. Ancak oyuncularıma şunu diyorum, 'Aynı hatayı ikinci kez yapmayın, yeni hatalar yapın. Hata yapacak bu gençler. İçimizde hatasız insan var mı? Bu görev bana verildiği günden beri ben bir an bile yarın ne olacak diye düşünmedim. Bir kere bile acaba bu maçı kazanırsak ne olur, kaybedersek ne olur diye düşünmedim. Bana emanet edilen şey, beni çok zorlayacaktı çünkü çok sevdiğim bir şey bana emanet edildi. Adı teknik direktör olabilir, yarın antrenör olabilir, farklı olabilir. Benim Beşiktaş'la olan gönül bağım değişmeyecek. Kendimi Beşiktaş'ın, ülkemin gençlerine adamaya devam edeceğim. Bu hiç değişmeyecek."