Türk Futbolunun Dünü Bugünü Yarını


Tamer Kulaçoğlu

Tamer Kulaçoğlu

30 Haziran 2016, 09:07

TÜRK FUTBOLUNUN DÜNÜ BUGÜNÜ VE YARININA DAİR ÖNEMLİ BİLGİLER
Türkiye'de futbolun 19. yüzyılın son çeyreğinde oynanmaya başlandığı bilinmektedir. Bu dönemde futbol İslam gelenekleriyle bağdaşmadığından sebeple bu sporun öncüleri Gayrimüslim azınlık mensuplarından oluşmaktaydı. İlk Türk futbolcusu olarak da bilinen Fuat Hüsnü Kayacan o dönemde futbolun Müslüman gençlere yasaklanmasından ötürü dönemin hafiyelerine yakalanmamak adına İngilizce isimle Black Stockings ( Siyah Çoraplılar) adlı futbol takımını kurmuştur. Bu takımın günümüzdeki Fenerbahçe kulübünün temellerini attığı söylenmektedir. 1902 yılında İstanbul Futbol Ligi kurulmuş olup bu yıllara müteakip şuan üç büyükler olarak anılan kulüplerimiz kurulmuştur.

Ülkemizde futbolun tam anlamıyla yeşermeye başladığı dönem 1908- 1923 yılları arasıdır. 2. Meşrutiyetin getirmiş olduğu özgürlük havası ile birçok yeni futbol takımı kurulmuştur. İstanbul' un ardından İzmir, Ankara, Eskişehir, Bursa, Adana ve Trabzon şehirlerinde futbol büyük bir hızla yayılmaya başlamıştır. Pazar Ligi, Cuma Ligi, İstanbul Türk Birliği ve İstanbul Şampiyonluğu Ligi bu dönemin önemli organizasyonlarından olmuş daha sonra yaşanan savaşlar futbolu 11 sene sekteye uğratmıştır. Erken cumhuriyet dönemi bilim, sanatta olduğu gibi sporda da yeni ve önemli hamlelerin yapıldığı bir dönem olmuştur.

Türkiye Futbol Federasyonu ise cumhuriyetin ilanından evvel 1923'te kurulmuş Türkiye 21 Mayıs 1923'te FİFA' nın 26. üyesi olmuştur. İlk resmi milli maçında cumhuriyetin ilanından 3 gün önce Romanya ile karşı karşıya gelen ekibimiz sahadan 2- 2 beraberlik sonucuyla ayrılmıştır.

1952 yılında profesyonelliğin kabul edilmesi futbolun bir meslek haline gelmesi ve gelişmesini sağlamıştır. 1959 yılında Milli Lig şu anki adıyla Süper lig kurulmuştur. 1954 yılında kurulan UEFA ( Avrupa Futbol Birliği) 1962 yılında Türkiye'yi bir Avrupa üyesi olarak kabul etmiştir.

Ülkemiz futbolu adına en önemli eşiklerden bir tanesi ise ilk dünya kupası finallerine katılmak olduğu söylenmelidir. 1950 yılında turnuvaya katılmaya hak kazanan takımımız turnuvanın Brezilya'da yapılacak olmasının getirdiği maddi sebeplerden dolayı turnuvaya katılamamıştır. 1954 yılındaki finaller için ise turnuvaya katılmak için İspanya'yı elemesi gereken milli takım İspanya'da rakibine 4-1 yenilmiş, İstanbul'da ise rakibini 1-0 yenmiştir. O dönemde averaj kuralı, uzatma ve penaltılar gibi uygulamalar olmadığı için kura atışı sonucunda finallere katılmıştır. İtalyan top toplayıcı Franco adlı çocuğa yaptırılan yazı turu atışında kaptan Turgay Şeren'in yazı demesi futbol tarihimizde yeni bir sayfa açmıştır. 

80’li yıllarda Jupp Derwall’in Türkiye’ye gelmesi Galatasaray ve ülkemiz futbolunun gelişmesi açısından önemi bir kilometre taşı olmuştur. Birçok anlamda Avrupai-modern sistemi ülkemize yansıtan Derwall, ülkemiz futboluna önemli hizmetler etmiştir. Yardımcısı Mustafa Denizli kendisinin ayrılışından sonra Galatasaray’ı Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda yarı final oynatmıştır.

1992 yılında futbolun bir endüstri haline gelmiş olması ve futbolun yarattığı parasal değerler karşısında TFF özerklik yoluna gitmiştir.

1996 yılı da yine ülkemiz futbolu adına çok önemli gelişmelerin yaşandığı bir yıl olmuştur. Fatih Terim yönetimindeki A Milli Takım bu tarihte Avrupa Şampiyonası Finalleri’nde oynamaya hak kazanmıştır. Türk futbolunun kulüpler düzeyindeki en önemli başarısı ise 2000 yılında Galatasaray’ın UEFA kupasını ülkemize getirmesiyle elde edilmiştir. Yine 2000 yılında A Milli Takım Mustafa Denizli yönetiminde Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek final oynamıştır. Türk futbolunun ulusal anlamda en önemli başarısı ise 2002 Dünya Kupası 3.’lüğü ile gelmiştir. Aynı turnuvada büyük sempati toplayan milli ekibimiz Fair Play ödülünün de sahibi olmuştur. ( 3.’lük maçında yenilen Güney Kore ekibini tribünlere alkışlattırmak sebebiyle)Fakat bir türlü kalıcı başarılar elde edemeyen Ay-yıldızlı ekibimiz 2004 Avrupa Şampiyonası ve 2006 Dünya Kupası Finallerine katılamamıştır. Fakat 2008 Avrupa Şampiyonası’nda Fatih Terim yönetimindeki Milli takım yarı final oynama başarısını göstermiş finalin kıyısından dönmüştür.

Uzun aralıklar uluslararası turnuvalara katılamayan, katılma başarısını gösterdiği turnuvalarda ise adından söz ettiren ekibimiz, ülke futbolunun potansiyeline rağmen sistemsizlik içerisinde olduğunu göstermektedir. Günümüzde ülkemiz adına sevindirici bir gelişme olarak ay- yıldızlı takımımız 2016 Avrupa Şampiyonası’na katılmaya kıl payı da olsa hak kazanmıştır. Türk futbol kulüpleri tarafından ise futbola çok büyük miktarda yatırımlar yapılmakta ülkemize uluslararası arenalarda büyük başarılara imza atmış önemli futbolcular gelmektedir. Fakat doğru bir temel üzerine kurulmayan, alt yapı sistemlerine yatırım yapmayan kulüplerimiz niteliksiz ve spor üzerine eğitim almamış yöneticiler elinde oyuncak haline gelmişlerdir. Hal bu iken günümüzde ülkemizdeki önemli futbolculara rağmen günlük başarılar elde edilmekte uluslararası alanda kalıcı başarılar sağlanamamaktadır.
Yakın gelecekte futbolumuzun gelişmesi adına kulüplerimiz kendi içlerine altyapı faaliyetlerine yatırım yapmadıkları takdirde geçen senelerden daha ileriye gitmeyi beklemek hayalcilik olacaktır. Kulüplerimizi şimdiden etkilemeye başlayan Finansal Fair Play kurallarının kulüplerimiz zorunlu olarak bu yöne itmesi beklenmektedir.
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.