Serkan Akcan'dan Beşiktaş Değerlendirmesi

Serkan Akcan

Serkan Akcan



06 Eylül 2016, 17:29

Ünlü gazeteci ve futbol yazarı Serkan Akcan, son şampiyon Beşiktaş'ı enine boyuna değerlendirdi. Biz sorduk Akcan cevapladı. Serkan Akcan ile yaptığımız keyifli röportajla sizleri baş başa bırakıyoruz...

Fikret Orman ve Şenol Güneş arasında yaşanan transfer çıkmazını nasıl değerlendiriyorsunuz ? 

-Şampiyon olmuş bir takımın teknik direktöründen beklenti ister istemez Şampiyonlar Ligi'nde başarı olur. Takımın ana figürlerini kaybetmek hiç bir hocanın tercihi olamaz. Verdiği tepkiler gayet insani geldi bana. Bir an Hamza Hamzaoğlu sendromu yaşayacağını düşünmüş olabilir. Bizim futbol coğrafyamızda daha çok hocanın denge yapması beklenir. Ama Şenol hoca hayata daha realist bir gözle bakıyor. Bence doğru olan da bu. Kimse yönetimle kötü olmayı göze alamıyor ülkemizde. Bazen olmak gerek. Hele kadronun zayıflamasına sebep olacak adımlar atılıyorsa bence kaçınılmaz.

Fikret Orman'ın Şenol Güneş hakkında söylediklerini samimi buldunuz mu ? 
-Fikret Orman göreve geldiği günden bu yana vasatın hayli üzerinde bir yöneticilik performansı sergiliyor. Beşiktaş'ın feda sezonundan sefa sezonuna geçişi sancısız olamazdı, olmadı da. Şampiyon takımın hocasının kredisi yüksek olur o ayrı ama Şenol Güneş'in Orman nezdindeki kredisi başka boyutta. Bir ağabey gibi görüyor Güneş'i ve bunu her fırsatta dile getiriyor. O yüzden kriz gibi görünen süreci kolay atlattılar. Benim samimi bulmamdan ziyade Güneş ve Orman'ın birbirlerinin samimiyetlerine inanmaları sorunu çözdü.

Şenol Güneş'in kariyerinde transfer sorunu yaşamasını neye bağlıyorsunuz ? Sportif direktör ile çalışmayı tercih etmemesinin altında yatan nedenler nelerdir ?
-Bu konuda sportif direktör ile çalışmayı ilk tercih eden teknik adamlardan birinin Şenol hoca olduğunu hatırlıyorum sanki. 1994-96 arasındaki fiyakalı Trabzonspor'da o dönemin şartlarında sportif direktöre karşılık gelebilecek idari menajerle ilk çalışan hocalardan biriydi Güneş. (Süleyman Hurma formülü) Sanırım hoca kendi kriterlerine uygun, eğitimine güvendiği sportif direktörü bulursa çalışmaya sıcak bakar diye düşünüyorum. Kabul etmek gerekir ki, ülkede bir Michael Zorc bulmak her an mümkün olmuyor. Futbolcu arkadaşların bu işe biraz kafa yormaları şart sanki. Bugün futbolu bıraktın yarın yorumcusunu, öbür gün yardımcı antrenör,sabır başka gün sportif direktörsün. Bu sarmaldan Güneş'in istediği sportif direktör çıkmaz.


Şampiyon olmuş bir takımın ana karakter oyuncuları konumunda bulunan Gomez, Töre, Sosa, İsmail hatta devre arası gönderilen Ersan'ı da katarsak Beşiktaş'ın oyuncu satış politikasını nasıl buluyorsunuz ? 
-Gomez'i ayrı yere koymak gerek. Oyuncu gitmeyi tercih etti. Şampiyonlar Ligi'ne 6 maç oynamak için gitmem deyip yol gösterdikten sonra Avrupa kupalarına gidemeyen Wolfsburg'a transfer olmasını kimse anlayamadı. Sanırım Löw de anlayamadı. 
Sosa da Gomez sınıfında değerlendirilmeli. Oyuncu kalmak istemedi, tercih kullandı, Milan'ı seçti. Karşılığında ise 7,5 milyon Euro geldi. Bu hiç mantıksız bir satış değil. 
Töre, Beşiktaş'ın son üç yılında marttan sonra oynamadı. Sezon marta kadar olsa Töre Beşiktaş'ın en kıymetlisi olur. Gerek Almeida'lı, gerek Demba Ba'lı gerekse de Gomez'li sezonun ikinci yarılarında Töre durdu. Beşiktaş'ın kanat forvetlerinin rotasyonu yeterli derinlikte. Günümüz oyununda yetenek kadar devamlılık da önemli. Töre'nin kiralanmasında buralara bakmak gerek.
Ersan ve İsmail konusuna gelince...Bazı oyuncular vardır, gelecek vaat eder. Seni umutlandırır ama bir türlü ilerlemez. İsmail bu sınıfta bence. Gaziantep'ten beri gelişmesi beklenen ama bir türlü gelişimini tamamlayamayan bir oyuncu oldu İsmail. Çok farklı tarzda teknik adamlarla çalıştı, yeterli şansları buldu ama hep bir basamak altta kaldı. İsmail kan değişimini tercih etti. Yeni bir takımda başka bir antrenör, bambaşka bir tarzla başarılı olabileceğini düşündü. 
Ersan'ın devre arası gidişi bir hataydı. Hele şampiyonluk kaçsa yönetimi sarsacak bir hataydı. Stoperler takımın denge unsurlarıdır, devre arasında tandem tamamen değişmez. Beşiktaş iyi bir hücum takımı olduğu için bunu tolere etti ama bence ne Fikret Orman ne de Şenol Güneş bir daha böyle bir riske girer.

Şenol Güneş'in ısrarla tecrübeli stoper istemesine rağmen takıma Atınç Nukan'ın transfer edilmesi doğru bir tercih miydi ?
-Bu biraz mecburi bir tercihti. UEFA finansal fair play çerçevesinde Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi için UEFA'ya 23 oyuncu bildirmesine izin veriyor. 23'ün 8'i ülke içinde yetişmiş olacak. 8'in de 4'ü alt yapıdan olmak zorunda. Matematiği denk getirmek için Atınç'ı kiraladılar. Bu da çok mantıksız bir hesap değil. Ama seviye atlamaktan bahsedeceksek Şampiyonlar bİgi için kesinlikle Rhodolfo'ya hızlı, çabuk ve ayağı temiz bir partner gerekirdi.
Şenol Güneş, sezonu Rhodolfo ile Marcelo tandemiyle oynamayı planlıyor. O yüzden Atınç ya da Tosiç alternatif oyuncular olarak kadroda tutulacak.

Anderson Talisca, Jose Sosa'nın yerini doldurabilir mi ? Keza Vicent Aboubakar, Gomez kadar takıma fayda sağlar mı ? 
-Talisca, Jorge Jesus ile bir sezon daha devam etseydi bugün EPL'e transfer olmuştu. Bu yıl Rui Vutoria ile lig şampiyonu olsalar da çok mutlu zaman geçirmediler. Dayanıklı yetenekli bir oyuncu tıpkı Sosa gibi. Aralarındaki en temel fark; Sosa daha pasör, Talisca daha kaleye yakın oyunu sever. Jesus, Talisca'yı 4-4-2'nin en ucunda kullandı, sağda da merkezde de. Vitoria da Jesus'un bıraktığı yerden sistemi sürdürdü. Ama Talisca onun için esas figür olmadı hiç. Sağ bek Almeida'yı bile merkeze getirdi, Talisca'yı kenarda tuttu. Bazen hocalar sizinle aynı açıdan bakmaz. Bu da gelişimin önündeki en büyük engeldir. 
Talisca, Güneş'in merkez hücumcusu olacak. Sosa çok önemli bir yer tutuyordu Güneş sisteminde. Temaslı oynayan, iyi bir pasör ve etkili bir şutördü. Güneş'in onu kısa pas oyununa alıştırması gerekecek. Gerisini Talisca fazlasıyla yapar zaten.
Aboubakar Gomez'den çok farklı bir oyuncu. Patlayıcı kuvvet koşuları, güçlü omuzları ve asiste yatkın tarzı onu farklı kılıyor. Santrfor bencil olur palavrasına tepki olarak futbol dünyasına gelmiş gibi. Beşiktaş'ın Güneş'le yakaladığı pas oyununda çok etkili bir uç elemanı olması yüksek ihtimal. Her sezon 20 atan bir santrfor mu? Değil. Ama böylesi bir oyuncunun asist ve gol sayısının Beşiktaş'ta 20'yi bulması Güneş için kafi. Çünkü bu takımın yeterince atanı olacak. Talisca, Quaresma, Cenk, Oğuzhan... Beşiktaş taraftarı kafasında Aboubakar'ı kodlamaya çalışıyor. Çünkü BJK taraftarı son üç yılda Almeida'dan Gomez'e uzanan yolda cilalı taş devrinden uzay çağına geçti. İlla Aboubakar'ı kodlamak gerekiyorsa defansı yıpratıcı koşuları Demba Ba'ya, bitirici vuruşları Gomez'e benzer.

Şenol Güneş'in mevcut kadrosuna 11 yeni isim eklendi. Tecrübeli çalıştırıcı yeni bir sistem mi deneyecek yoksa oyuncuları sisteme adapte mi etmeye çalışacak ?
-Ligdeki ilk iki maç eski oyuncularla oynandı, sistem olarak 4-2-3-1 gördük ama iki farklı taktik vardı. Alanya maçı klasik 2015/16 Beşiktaş'ıydı. Ama Konya maçında sıklıkla uzun pas oyunu izledik. Bu alışık olduğumuz bir tarz mı? Değil ama bundan sonrası için sanırım buna alışmamız gerekebilir. 
Transferde iki unsur çok önemli: 1- Değişim 2- Gelişim... Beşiktaş arkada gelişim önde değişim yaşıyor. O yüzden sistem olmasa da taktiksel anlamda değişim beklenebilir.

8- Yeni sezonda önünde 3 kulvar olan Beşiktaş'ın 25-26 kişilik kadrosu hedeflenen başarıyı yakalayabilir mi?
-Arkada gelişen önde değişen Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'nde 6 maçın üzerine çıkması başarıdır. Ligde rakipler geçen sezondan çok daha dengeli ve güçlü. O yüzden Güneş'in işi geçen sezondan daha zor olacak. Şampiyonlar ligi sertliği lige olumlu da yansıyabilir. Alternatifli kadroyu o yüzden ister teknik adamlar. Total kadro kalibresi geçen sezonun önünde ama oyun pratiği aynı seviyeye ne zaman gelir? Burası önemli.

9- Caner ve Gökhan Gönül transferlerini sizce sportif olarak mı düşünüldü yoksa ezeli rakibe psikolojik üstünlük kurmak için mi yapıldı ?
-Beşiktaş'ın geçen sezon en büyük sorunu sağ ve sol bek yetersizliğiydi. Oynadığı hücum oyununa yeterli katkıyı alamadı. Pep Guardiola oynamak istediği pas oyununa uygun görmediği için İngiliz Milli Takımı'nın kalecisini gönderdi, Şili Milli Takımı'nın kalecisini aldı. Beşiktaş da Türkiye Ligi'nin iki referans bekini transfer etti. Bu ihtiyaç transferiydi. Aslında geçen sezon Şener'i Bursa'dan alabilselerdi bu sene Gönül'ü almayabilirlerdi. Yanı konunun rekabetle ilgili olduğunu düşünmüyorum. Ha bu yönü de Beşiktaşlılara keyif veriyor mudur? Yüzde 100 veriyordur.

Beşiktaş, Samir Nasri transferinde fazla mesai harcadığını düşünüyor musunuz ? Nasri'ye alternatifi isimlerle neden görüşülmedi ?
-Samir Nasri uygun maliyetlere getirilse sadece Beşiktaş'ın değil ligin de kalitesini yükseltecek bir oyuncuydu. Nasri'ye alternatif ürettiler aslında. Nasri etkisi yaratır mı bilmem ama Caner alındıktan sonra Adriano ya da Caner'i öne hamle yapmak için kullanacak Şenol hoca. 

Şampiyonlar Ligi'nde Marcelo ve Luiz Rhodolfo tandemi ile ne gibi sorunlar yaşanabilir ?
-Rhodolfo sağlıklı olduğunda Beşiktaş'ın vazgeçilmez stoperi. Çok akıllı ve pas çıkışları temiz. Gremio'da Luxemburgo sonrası Renato geldiğinde 3'lü savunmanın sol stoperiydi. Alev Telles'in tüm savunma açıklarını zekasıyla kapattı, 6 milyon Euro'ya GS'ye gönderdi. Sonrasında Wendel Borges'i parlattı Bayer Leverkusen'e gönderdi. Rhodolfo,  Marcelo için de Atınç için de büyük şans. Rhodolfo dizinden yana sorun yaşamazsa Beşiktaş stoper tandemi rahat eder.

Şenol Güneş'in rotasyon yapmayı sevmediğini biliyoruz. Belirli oyuncular ile hedefe yürür. Bu geniş kadroyu küstürmeden yoluna devam ettirmeyi başarabileceğini düşünüyor musunuz ?
-Geçen sezon Veli ve Tolgay iyileşmelerine rağmen kadroya giremediler. Veli iyileşmesine rağmen Atiba Kanada'dan 18 saatlik uçuşla gelip Kasımpaşa maçına 11'de çıkmıştı. Bu tip tercihler Şenol hocayı 'risksiz oynar' sınıfına sokabilir. Ama bu yıl her pozisyonda oyuncu kaliteleri birbirlerine daha yakın. Artık Atiba'nın tüm sezonu soluksuz oynamasını beklemiyorum, Gökhan İnler bu yüzden var. 
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.