Bayraktar: "Gençler turnuva görmeli"

Türkiye'de altyapı denince akla gelen isimlerin başında olan simalardan olan Teknik direktör Emrah Bayraktar Türkiye ve Avrupa'daki altyapı eğitimlerini karşılaştırdı...İşte o yazı..

Bayraktar: "Gençler turnuva görmeli"

    

Türkiye’deki ve Avrupa’daki altyapı eğitimleri karşılaştırıldığında hızla bir çok farklılık sayılabilir; Tesislerin donanımı, sahalar, oyunculara verilen değer, eğitimin kalitesi, antrenörlerin yeterliliği gibi, ancak bunlara ek olarak oyuncu gelişiminde dikkat edilen en temel noktalardan biri de uluslararası tecrübeyi erken yaşta edinmelerini sağlamak oluyor.

Avrupa’da üst düzey profesyonel kulüplerin genç takımlarında oynayan oyunculardan, kasaba takımlarında oynayan oyunculara kadar birçok futbolcu adayı çocuk ve genç, 18 yaşına gelene kadar uluslararası turnuvalarda, defalarca oynama fırsatı buluyor. Türkiye’de ise turnuva kültürü ise yok denecek kadar az.

Oysa ki dünyada düzenlenen en prestijli, en büyük veya geliri en yüksek futbol organizasyonları turnuva şeklinde organize ediliyor. Örneğin Dünya Kupası, Avrupa şampiyonası, Şampiyonlar Ligi gibi.

Ajax, Bayern Münih, Barcelona, Manchester United ve bu seviyedeki kulüpler, altyapılarında ki oyuncularına, 18 yaşına gelene kadar ortalama 10’dan fazla uluslararası turnuvada, toplam 50’ye yakın maça çıkma fırsatı sunuyor. Bu oyuncular, 19 yaşında bir Şampiyonlar Ligi müsabakasına çıkarken, ilk defa uluslararası seviyede ve zorlu bir rakibe karşı oynamamış oluyorlar. Bu duyguyu çok daha önceden, birçok kez tecrübe etmiş olmanın vermiş olduğu özgüvenle sahaya çıkıyorlar. Türkiye’ de televizyon karşısında maçı izleyen seyircilerse, bu gelişim sürecinden habersiz Türkiye’de ki 18-19 yaşında ki oyuncularla kıyaslamaya başlıyorlar.

Örneğin Thomas Müller Bayern Münih forması altında ilk maçına 19 yaşında Hamburg karşısında çıkıyor, Şampiyonlar Ligi’nde Chelsea karşısına çıktığında 20 yaşında. Almanya Milli takımıyla Dünya Kupasında 11’de çıktığı ilk maçında ise sadece 21 yaşındaydı.
Türkiye’de ise durum; genele baktığımız zaman birçok profesyonel oyuncu, bırakalım böyle bir uluslararası tecrübe yaşamış olmayı, ilk pasaportuna ve yurt dışı tecrübesine, (eğer şanslıysa ) oynadığı takımın bir Avrupa Kupası maçında sahip oluyor. Sonuçta da Avrupa’ya ayak basmanın heyecanıyla, ilk maçında büyük bir stres ve kendisi için yeni olan birçok duyguyla baş etmeye çalışıyor. Bu duruma altyapılarda verilen eğitimin kalitesi ve daha birçok faktörü de ekleyince, Türkiye’de altyapı eğitimi almış oyuncuların olgunlaşma süreci daha geç yaşlara kalıyor. Avrupa’da oyuncunun 19 yaşında geldiği olgunluk seviyesine, Türkiye’deki oyuncular 25-30’ lu yaşlarında geliyorlar.
Geçen hafta, dünyaca kabul görmüş başarılı teknik direktör Jose Mourinho, Real Madrid B takımında oynayan 22 yaş üstü oyuncularına hitaben yaptığı konuşması da ‘’Gerçekçi olun 23 yaşından sonra Real Madrid A takımına terfi etme ve üst düzey futbol hayalleri kurmayın ‘’dedi. Bazı istisnalar dışında gerçekten tüm üst düzey teknik adamlar aynı düşüncede birleşiyor.
 
Teknik olarak değerlendirecek olursak; turnuva oynamanın lig oynamaktan farklılıkları oluyor. Örneğin; 4’lü bir gruptan ilk 2’ ye girmeye çalışırken ilk maçta, ikinci maçta ve üçüncü maçta izleyeceğiniz stratejiler, lig maçlarından farklı olarak değişkenlikler taşıyor. Grubunuzda ve diğer gruplarda alınan sonuçlara göre her maça veya bazen aynı maç içerisinde hızlı kararlar almanız ve takımında buna uyum göstermesi gerekiyor. Buna ek olarak uzatmalar ve penaltılarla beraber stres ve kaygı seviyesi yüksek maçlar oynanıyor. Bu duyguları antrenörlerin de, oyuncuların da kariyerlerinin başında teneffüs etmeleri geleceğe onları mental ve mesleki olarak daha hızlı hazırlıyor.
Düzenli bir şekilde düzenlenen bu organizasyonlar, Almanya gibi ülkeler için kullanılan  ‘’turnuva takımı’’ tabirinin sadece sözden ibaret olmadığının, bunun bir program ve çalışma eseri olduğunu kanıtlıyor bize.


Kaynak: l1ucgen

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.