"Gökhan Gönül Benim Umrumda Değil"

Abdülkerim Durmaz

Abdülkerim Durmaz



23 Eylül 2016, 14:36

Fenerbahçe ve milli takımımızın efsane ismi sevgili Abdülkerim Durmaz ile geçtiğimiz günlerde Beyaz TV stüdyolarında sadece Fenerbahçe’yi konuştuğumuz çok önemli bir sohbet gerçekleştirdik.
Abdülkerim hocama ve Beyaz TV Spor Servisine ilgilerinden ve misafir perverliklerinden dolayı teşekkürlerimi ve şükranlarımı iletiyorum.
 
Gelin şimdi sohbetimizin detaylarına bakalım:
 
Dick Advocaat tercihi ile başlamak istiyorum. Gerek Vitor Pereira’yı gerekse Advocaat’ı beğenmediğinizi her zaman dile getiriyorsunuz. Teknik direktör tercihleri açısından baktığımızda neden bu isimler size uzak?
Bu sorunuzu geniş açıklardan değerlendirdiğimde şunu belirtmem gerekir ki şu ana kadar herkes için bu isimler hayal kırıklığı ama benim için çok hayal kırıklığı değil. Çünkü ben Avrupa’daki, teknik adamları da takip ederim. Hatta bazın antrenörleri uzun yılladır takip ederim. Mesela çok enteresandır geçen sene çok büyük bir mucizenin altına imza atan Claudio Ranieri, Leicester City’de şampiyonluk yaşadı. Ranieri her gittiği yerde başarısızlık ve kötü futboluyla ön plana çıkan bir teknik adam. Leicester City’de büyük balık yakaladı ama bu benim için Ranieri hakkındaki düşüncelerimi değiştirmedi. Dick Advocaat da benim için o isimlerden biri. İsterse Fenerbahçe’de şampiyonluk yaşasın. Başarılı derim ancak iyi teknik direktör başka bir şey.
 
Abdülkerim Durmaz’ın profilindeki teknik direktör modeli nedir?
 Ben Guardiola gibi, Simione gibi kulübede maçı yaşayan, futbolcu gibi yaşayan birini görmek istiyorum.  Dick Advocaat bana böyle bir antrenör gibi gelmiyor. Dick Advocaat bana Türk filmlerindeki eski babacan artistleri anımsatıyor.
 
Dick Advocaat ’ın Avrupa Kupalarında Zenit ile UEFA Şampiyonluğu var. Apoletine baktığımız da da aslında yabana atılabilecek bir teknik adam değil. Bu başarıları bile sizi olumlu düşünmeye teşvik etmedi mi?
Olabilir, olmaz diye bir şey yok. Olaya şöyle bakarsak ki bende öyle bakarım her zaman ‘Bir adam iyi antrenör mü değil mi? Benim için kötü antrenörde olsa da başarı elde edebilir. Mesela Ersun Yanal örneğiyle buna devam edelim. Ersun Yanal için herkes ölüyor… Ersun Yanal iki kere Trabzonspor’a’ giderek ne hale düştüğünü görmüyor muyuz? Demek ki bu iş bir teknik direktör mevzusu değil sadece. Bunun içerisinde birçok denge var;
Takım içi ruhu sağlamak
Kaliteli oyuncuları takıma kazandırmak
Dolayısıyla Dick Advocaat benim beğendiğim antrenör değil. Ben Dick Advocaat ’tan hiç bir şey olacağını beklemedim.
 
Vitor Pereira’nın Şampiyonlar Ligi ön elemesi sonrasında gönderilmesi olayı için ne söylersiniz? Antrenör değişikliğinin zamanı Fenerbahçe’yi zora sokmadı mı?
Kesinlikle zora soktu. Öyle bir durumda antrenör değiştirdi ki Fenerbahçe, şuan benim Avrupa’da beğendiğim hocaları getirebilir misin mümkün değil bazı hocalar olmaz. Avrupa’dan, işi bitmiş, meslek hayatının son günlerine gelmiş geçen seneki Pereira gibi, Katar’a gitmiş kendisine çıkış arayan genç adam alacağına, Türkiye’de kendime yol arayan genç antrenör olabilirdi.
 
Yabancı antrenörlerde beğendiğiniz isimleri söylediniz. Peki, Türk antrenörler açısından aklınızda bir isim var mı?
Aklımda kesin bir isim yok çünkü ben çoğunu tanıyorum, biliyorum. Dolaysıyla hiç bir şey söylemem. Hiçbir zamanda arkadaşım diye de hepsi yapar diyemem. Mesela İsmail Kartal benim bütün isimlerden daha samimi arkadaşım. Fakat Fenerbahçe’ye teknik adam olarak getirildiğinde ben muhalefet oldum. Çünkü Fenerbahçe kalibresinde değil. Fenerbahçe’yi yönetmek başka bir şeydir. Alıp düdüğü eline koş demekle olmuyor. İşi idare edeceksin, zengin ve egolu insanları idare edeceksin. Dolayısıyla bu idareyi, yapabilecek meziyeti olmadığı için İsmail Kartal’a muhalif olmuştum.
 
Fenerbahçe’de profesyonel bir futbol aklının olması gerektiğini düşünüyor musunuz?
Kesinlikle. Ben Fenerbahçe’de Oğuz Çetin, Rıdvan Dilmen gibi isimlerin kulüp içerisinde sportif direktörlük görevlerini yürütmesi gerektiğini ve o aklın kesinlikle olması gerektiğine inananlardanım. Fenerbahçe’de büyük başarılar yaşamış o kulübün futbolcular için ne anlam ifade ettiğini mevcut futbolculara aktarabilecek, anlatabilecek kişilerin Fenerbahçe’de kesinlikle olması gerektiğine inanıyorum. Yine İsmail Kartal’dan örnek vereceğim, örneğin İsmail Kartal teknik direktör, talebesi Van Persie. Bu gerçekten çok komik. Van Persie ‘ye futbol öğretmezsiniz ama başka şeyler öğretilebilir. Ben bugün Fenerbahçe’ye teknik direktör olsam Van Persie ’ye Fenerbahçe’nin ne demek olduğunu öğretirim. Dolayısıyla bunu sağlayabilecek çok isim var. Demin saydığım isimlere Aykut Kocaman’ı ve Ümit Özat’ı da ekliyorum. Bu isimler Fenerbahçe’nin büyüklüğü anlatabilir.
 
Beyin jimnastiği yaparsak Fenerbahçe’nin gerçekten gücünü bir şekilde bulması gerekiyor. Bu gücü ortaya çıkartabilecek yukardaki isimlerin haricinde Türk futboluna büyük emekler vermiş Yılmaz Vural’ın bu takıma kazandırılsaydı neler değişirdi?
Çok şeyler değiştirdi. Haydi, oğlum haydi aslanlarım diyerek bu takımı biraz daha ruhlu yapabilirdi.
 
Bütün süreç itibarıyla Sayın Aziz Yıldırım bu olayları neresinde sizce?
Fenerbahçe takımı bu senede başarısız olursa ki öyle olacak gibi görünüyor birinci sorumlu kesinlik Aziz Yıldırım. En büyük hatası Vitor Pereira ile devam etme istediğiydi. Bu nereden icap etti hakikatten anlaşılır gibi değil. Fenerbahçe takımına bir antrenör gelmiş 70.000.000 M$’a takım kurulmuş, tarihinin en büyük transferleri yapılmış, isim olarak da çok kaliteli kadro kurulmuş ve hiçbir kupa alınamamış Hiçbir kupa kazandırmayan antrenörle devam etme kararı alıyorsun. Bu çok komik. İnsanın beynini yemesi lazım böyle bir şey yapması içi.
 
Sayın Aziz Yıldırım Vitor Pereira tercihinde neden ısrarcı olup bir anda da görevine son verdi. Somut emareler üzerinden gidersek ne söylersiniz?
İnsani olarak Aziz Yıldırım, herkes futbol adına bir şey söylerken her halde söylenilenlerin tersini yapmayı seviyor. Böyle bir karaktere sahip. Geçen sene ben kendisiyle, takımla birlikte Topuk Yaylasına giderken şu konuşmalar geçti aramızda;
Abdülkerim Durmaz: Başkan, Gökhan Gönül ile Caner bizi diğer takımlardan farklı kılıyor.
Aziz Yıldırım: Ya Abdülkerim sen milli takımda Fenerbahçe’de yıllardır oynadın nasıl oluyor da bu iki beki beğeniyorsun. Bunların ikisi de zayıf bek hücum yönleri var diye Türkiye’de bunları göklere çıkartıyorlar. Bunların defansı zayıf.
Yol boyunca benimle futbol münakaşası yapmıştır. Ben eğer o gün Caner ile Gökhan’ı beğenmediğimi söyleseydim belki bunların tam tersini söyleyecekti. Ben başkanın böyle bir ruh hali olduğunu sezdim. Vitor Pereira üzerinde bütün Fenerbahçe camiası, spor kamuoyu bu adamdan bir şey olmaz dedi Aziz Yıldırım ‘bak oluru’ göstermek için büyük ihtimalle onu takımda tuttu.
 
 
Yapılan transferler ve eldeki mevcut kadro içerisinden baktığımız zaman hangi isimler Fenerbahçe’nin kalitesi dışında ve neden?
Roman Neustadter:
Ben Fenerbahçe’nin lig maçında kendisini çıplak gözle izledim. Bu adamdan değil Fenerbahçe’ye stoper olmak PTT 1.Ligde bile bir takımda oynayamaz. Bunun gibi alt liglerde 100 tane oyuncu sayarım size. Bu isimde stoper sertliği yok, ben santrafor olsam onun beni tutmasından zevk alırım. Tekme atıp adamın canını yakacak, korku verecek bir model değil. Hatta biraz esprili söyleyelim ‘bir stoper için ‘fazla şık ve yakışıklı’. Stoperlerin daha sert olması lazım.
 
Alper Potuk: Fenerbahçe’nin kalibresinde bir oyuncu kesinlikle değil. Yaklaşık 4-5 senedir bizim ünlü Türk medyasının, spor medyasının ne hikmetse çözemediği ve şişirdiği bir oyuncu. Anlı şanlı teknik direktörlerimiz var. İş bulamayan, yorumculuk yapan şunları söylüyorlar:
Alper Potuk oynamadığı zaman Alper bu takımda nasıl oynamaz?
Fenerbahçe’nin gücüne güç katar
Temposunu artırır

Bu tarz söylemlere bürünüyorlar. Bunları söylerken de Fenerbahçeli oyuncularında, yöneticilerinde kafasını karıştırıyorlar. Alper Potuk fiziki açından yetersiz. Zorya Luhansk maçında halini hepimiz gördük. Bek dahi geçemiyor. Orta sınıf bir oyuncu. Akhisarspor ’da Soner Aydoğdu ile güzel oynar, büyük takım oyuncusu asla değil.
Fatih Terim yıllardır genç yetenekli oyuncalara şans verirken Alper Potuk’u hiç milli takımda oynatmadı. Çünkü kapasitesini biliyor Fatih hoca. Fenerbahçe halen bu oyuncuyu çözemedi.
Böyle oyuncuların Fenerbahçe’de kalmasının bir zararı da medyanın yorumlarından, antrenörlerde, yöneticilerde etkileniyor, dolayısıyla kafa karıştırıyorlar. Takım kötü gitti acaba Alper’i oynatmadık mı diye insanların kafasında soru işareti oluşturuyorlar.
Alper Potuk bu takımda kalacaksa yedek kulübesinde bekleterek, son 15 dakika Fenerbahçe’nin skoru garantilediği bir ortamda hadi sende gir dediğinde girecekse kalabilir. Genç çocuk gitsin demiyorum. Ama bu oyuncuyu devamlı oynatıp ilk 11’de şans vermek, bundan bir şey olur mu acaba diye beklemek, acaba diye diye beklerken de kayıplara girersin. O yüzden tehlikeli oyuncular bunlar.
Miroslav Stoch: Fenerbahçe takımın oyuncusu olmadığı ispatlı birisi. Öyle olsaydı bu adam 3 senedir AEK, Bursaspor, hattında erimezdi. Bursaspor’da yedek kalıyor bu adam. Böyle bir oyuncunun Fenerbahçe kalibresinde olmadığı belli.
Moussa Sow: İnsanların belki tuhafına gidecek, Fenerbahçe seyircisinin sevmesine rağmen ben ne olduğu belli olmayan oyuncuları sevmiyorum büyük takımlarda. İnsanlara Mousa Sow bir santrafor mu diye sorduğumda, sol açıkta çizgi oyuncusu mu diye sorduğumda bana hayır diyorlar. O zaman ne bu? Ben belirsiz oyuncuları sevmem. Bence hiç bir şey değil sevgili Kaan. Ya et balık ya da ikisi de değil. Sorunun aslında cevabını bende verdiğim için kafa karıştırıcı bir oyuncu. Oynattığın zaman iyi niyetinden kimsenin şüphesi yok ama bu işin iyi niyet, gibi bir şey yok. Dünyanın en iyi niyetli insanlarından biri benim ama oynayabilir muyum hayır. Mousa Sow şık goller artar 3-4 tane ama büyük takımın oyuncusu öyle olmaz. Büyük takım oyuncusu başka bir şeydir. Fenerbahçe seyircisinin sevdiği bir oyuncu olduğu için gitmesine gelmesine ses çıkartmıyorlar.  
Kasımpaşa maçından skor 3-1, 75. dakikada Emenike ‘nin nefis pasıyla golü yapıyor Sow. 0-0 iken Sow’dan böyle bir gol göremezsin.
 
 
Oyuncuları değerlendirdiğinizde dikkat çektiğini bir hususta teknik direktörlerin, oyuncuların ve yöneticilerin medyanın yorumlarından etkilenmesi. Kamuoyu ne derece etkiler, profesyonel olarak nasıl etkilenirler?
Mutlak suretle teknik direktörler yabancıda olsa yerlide olsa televizyon, gazete yorumlarından etkilenirler mutlak suretle. Seyirciden de etkilenirler. Seyircinin bir maçta protesto ettiği oyuncuyu önümüzdeki hafta ilk 11’de göremezsin. Çünkü antrenörler kendilerini düşünürler ve etkilendiklerini belli ederler.
 
Ozan Tufan – Şener Özbayraklı- Hasan Ali Kaldırım… Bu 3 ismin akıbeti zaman zaman çok tartışılır oldu. Neler söylersiniz gerek performansları gerekse aidiyetleriyle ilgili?
Ozan Tufan:
Halen kredisi var. Bu oyuncunun milli takım performansını seyrettiğimde, Fenerbahçe’nin çok dışında. Kasımpaşa maçında attığı gol öncesi 18 içine yaptığı santrafor koşusu ve santrafor vuruşu… Bu golü örneğin Alper Potuk’tan futbol hayatı bitene kadar göremeyiz. Ozan’ın bunu yapabilir durumu var. Geçen sene geldi, yaşı itibariyle de, fizik gücüyle de önde. Sabredilebilir, Fenerbahçe’de kalabilir.
Şener Özbayraklı: Bir takımda çok iyi bir sağ bekin olabilir. O sağbekinin sakatlığından dolayı veya rotasyonda Şener’i kullanabilirsin. Şener, Fenerbahçe’de yedek olmasına rağmen milli takımımızın direkt sağ beki. Şener nasıl oynar diye hiç kimse düşünmesin böyle oyuncular oynar. Yani hep Messi ayarında olacak oyuncular olamayacak Fenerbahçe’de. Dolayısıyla Şener’in o kapasitesi var.
Hasan Ali Kaldırım: Çoğu kişi beğenmese de takımda daha iyi sol bek oynatıp, Hasan Ali onun arkasında oynatabilir. Caner oynadığında yedek kulübesinde beklediği dönemlerdeki Hasan Ali olur. Çünkü Caner çıktığında, Hasan Ali orayı aratmayan oyuncuydu onun için Fenerbahçe’de kalmasında bir sorun yok.
 
Lens – Emenike – Volkan Şen için neler söylersiniz. Hücum hattı açısından Fenerbahçe’ye neler verebilirler?
Bu oyuncular fizik olarak çabuk mesafe kat eden oyuncular. Emenike çok klas olmayabilir ama çok kuvvetli. Bu üçlü dışında Mehmet Topal, Simon Kjaer ve Volkan Demirel gibi isimler Fenerbahçe’nin kalibresindedir.
 
Gökhan Gönül’ün transfer olayına gelmek istiyorum. Beşiktaş’a transfer sürecini nasıl karşılıyorsunuz ve bundan sonra kendisini neler bekliyor?
Sondan başlayacak olursam hem Gökhan Gönül hem de Caner Erkin protesto edilecekler. Futbolcu milleti protestoya alışkındır. Gökhan Gönül için benim endişem yok çünkü umurumda değil. Allah yolunu açık etsin. Fakat ben Gökhan Gönül’e transfer dedikoduları olduğunda Beyaz TV’de Derin Futbol programımızda seslendim. Dedim ki ‘Senin Beşiktaş’a gitmen için ancak banyo yaparken sabuna basıp başını küvete vurman lazım, kendi kaybedersen ancak Beşiktaş’a gidersin dedim’. Ben Beşiktaş’a gidemez demedim, gitmemeli diyordum. Ben Gökhan Gönül’e itafen yaptım o konuşmayı. Gökhan Gönül 3 sene sonra futbolu bıraktığında ‘Beşiktaş’ın efsanesi Gökhan Gönül olmayacak’. Futboldan sonra uzun bir spor hayatı daha var futbolcuların ve futbol içerisinde kalacaksın. Ya;
Teknik adam olursun.
Sportif direktör olursun
Futbol yorumcusu.
Gökhan Gönül hiçbir zaman Metin - Ali – Feyyaz’dan biri olamazsın. Rıza Çalımbay, Oğuz Çetin, Aykut Kocaman, Rıdvan Dilmen olamazsın. Peki, sen ne olursun ‘Futbolcu eskisi Gökhan Gönül olursun. Kendine yeni iş bulursun, belki paraya da ihtiyacın olmayabilir ama futbolcuyken bugün sana Beşiktaş’ın gösterdiği sevgiyi futbolculuğun bittiği andan itibaren göstermezler. Çünkü sen hiçbir zaman ne anların Rızası, Sergeni ne de Metin – Ali – Feyyaz’ı olacaksın. Dolaysıyla bu sürecin sonunda Gökhan Gönül hasar alacaktır. Bugün Mustafa Doğan, Ali Güneş, Mehmet Yozgatlı, Tayfur Havutçu, Tayfun Korkut bu isimlerin hepsi hem Fenerbahçe’de de Beşiktaş ’tada oynadı. Gökhan Gönül böyle olacak oyuncu değildi. Gökhan Gönül Fenerbahçe’de jübilesini yapardı 1 sene sonra diplomasını alıp Fenerbahçe’ni başında sportif direktör olabilir. Çünkü seyirci ve yönetim tarafından korkunç derecede sevilen birisiydi.

Sayın Aziz Yıldırım ile Gökhan Gönül arasında bir sorundan dolayı böyle bir durum olduğu konuşuluyor. Sizce ikili arasında sorun yaşadı mı?
Ben ikili arasında sorun olduğunu düşünmüyorum. Hattan bu transfer olayları olmadan 1 ay önce Fenerbahçe, Süper Kupayı kaybettiğinde bile hiçbir sıkıntı yoktu. Herkes baksın, Gökhan Gönül’ün Aziz Yıldırım’la ilgili yaptığı pozitif beyanatlara… Gökhan belki de ‘Aziz Yıldırım’ın artık Gökhan Gönül’ün yaşı gereği, Şener Özbayraklı ’nın takıma alışıp oturmasından sonra artık yavaş yavaş takımda direkt oynamasını, Gökhan’ın yedek kalmasını düşündüğü için Gökhan’da böyle bir karar vermiş olabilir. Futbolcular bu tarz durumları çabuk hissederler. Bu sene kalırsam bu başkan ve Vitor Pereira beni oynatmayabilir düşüncesine kapılmış olabilir ve bu panikle de menajerine talimat verip büyük kulüp bulmasını istemiş olabilir. Kendisi de aslında süreci açıkladı, Fikret Orman ile devre arasında görüştüğünü söyledi buda çok enteresan.
 
Gökhan Gönül’ün Beşiktaş’a transfer sürecinde Sayın Fikret Orman’ın ben açıkçası gayri ahlaki davrandığı kanaatindeyim. Neler söylersiniz Fikret Orman’la ilgili?
Gayri Ahlaki evet katılıyorum sana ama Gökhan Gönül açısından gayri ahlaki, Fikret Orman açısından değil. Çünkü geçtiğimiz sezonun ilk yarısında Fenerbahçe ile Beşiktaş kafa kafaya şampiyonluğa gidiyor. Ben mutlak suretle şampiyon olmalıyım diyen bir Beşiktaş, zorlu süreçleri atlatan bir Beşiktaş var eğer şampiyonluğu Fenerbahçe’ye kaptırsaydı bugünkü bu ivmesini yakalayamazdı hatta camia geri geri gitmeye başlardı. Dolaysıyla Fikret Orman açısından baktığımızda Fenerbahçe’nin kaptanı, beni arıyor ben bunun ağzına bir parmak bal çalarsam bundan sonra performansı düşük olabilir çünkü oynanacak koskoca ikinci yarı var ki öyle olmuştur. Gökhan Gönül performans olarak ikinci yarıda Fenerbahçe’ye hiç bir şey verememiştir, sakat numarasına oynamamıştır. Ben neden Fikret Orman’a suç bulayım? Transfer olur bu arada kafası  karışırsa performansı düşük olur Fenerbahçe güç kaybeder ve bütün bunlar oldu .
    Şurası çok önemli sevgili Kaan, Fikret Orman – Gökhan Gönül’ü aramıyor, Gökhan Gönül Fikret Orman’ı arıyor. Menajer burada bütün süreci koordine ediyor. Ben bu süreçte Fikret Orman’a çok kızmıyorum, avantaj yakaladı değerlendirdi. Fenerbahçe belki bu olaylardan dolayı şampiyonluğu kaybetti.
   Ben Sinan Engin ile programda tartışırken bunu tartışıyorum; Gökhan Gönül gibi bir oyuncu bunu yapmamalı. Sevgili arkadaşım Sinan Engin bana profesyonel futbolcular yapar diyor. Şampiyonluk için çekiştiğin ezeli rakibinle görüşemezsin. Gökhan Gönül bu süreçte baştan aşağıya hatalı.
 
Caner Erkin transferinde de çok soru işareti var neler söylersiniz bu transferlerle ilgili?
Evet, çok soru işareti var ama ben Gökhan olayından bunu farklı tutuyorum. Bugün eğer Frank De Boer ile olay yaşanmasıydı Caner futbol hayatını Inter’de sürdürecekti. Caner’in niyetinde Beşiktaş’a gitmek yoktu. İnsanlar ‘Inter olayı paravan asıl hedef Beşiktaş’ı diyorlar bu kesinlikle yalan böyle bir şey yok Caner Türkiye’ye geldikten sonra ya Galatasaray’ gidecekti ki bu daha fena bir durum olurdu ancak Beşiktaş’a gitti. Caner futbol oynamasın mı? Sorusunu senin aracılığınla ben herkese soruyorum. Avrupa’da transferin bitmesine kısa bir süre kala Avrupa’da herhangi bir takıma gidemeyeceğine göre, Türkiye’ye dönecekse bu kesinlikle Fenerbahçe olmayacaksa Caner Erkin önündeki alternatifleri değerlendirmek zorunda.
 
 
Caner Erkin’e kızgın olduğunuz konu nedir?
Ben Caner Erkin’in hayatını yaşasaydım ki öyle olmaz ben bambaşka bir adamım, Caner bambaşka ‘değer’ yargılarımız farklı özel hayatlarımız açısından ben özel hayatımdan dolayı Beşiktaş taraftarından büyük tepkiler aldığım için Beşiktaş’a gitmezdim. Kendimi onun yerine koyduğum zaman diyorum insan bunu nasıl kabullenebilir? Benim değer yargılarım bana bunu kabullendirmez. Ben o pozisyonda olsam Akhisar’a giderim, Kayserispor’a giderim ama Beşiktaşa’ da, Galatasaray’da asla gitmem. Çünkü bu iki büyük kulübün taraftarları 2 yıldır tribünlerden etmedikleri hakaret kalmadı özel hayatından dolayı. Bütün bunları yaşamış birisinin oraya gitmesi çok büyük hata. Ben oynayamazdım, tribünlere gidip forma öpemez, makara yapamazdım. Çünkü onlar benim özelime ağıza alınmayacak şeyler söylediler. Benim Caner’e kızdığım tek konu bu. Her şey para mı? Profesyonellik mi? Benim zaten diğer yorumcularla ters düştüğüm konu bu. Herkes artık spor yorumcuları da, televizyon yorumcuları da yorumculuk işlerini profesyonellik olarak görüyorlar ben bu işi profesyonellik olarak görmüyorum. Bu benim işim değil.
 
Son olarak sohbetimizi şuan izlediğimiz Kasımpaşa – Fenerbahçe maçıyla ilgili izlenimlerinizle bitirmek istiyorum. 5-1’lik skor neler söylersiniz?

Seninle Fenerbahçe’nin görkemli bir galibiyetini izledik.(Gülerek) Ama bu yanıltıcı bir galibiyet olabilir. Haftaya, Gaziantepspor’u bu maçın havasıyla bir şekilde geçeğini düşünüyorum Fenerbahçe’nin ama Osmanlıspora gidilip kaybedilirse benim için hiç sürpriz olmaz. Çünkü o kırılganlığı var Fenerbahçe’nin.


 
Saygılarımla
Kaan İlhan
Twitter: @kaanilhan_
 
 
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.