Galatasaray’ın İstikrarı


Cemil Burak Züğürt

Cemil Burak Züğürt

15 Mayıs 2017, 13:23

2 yıldır sportif olarak çöküşe geçen (bunun sonucu olarak mali çöküş de yaşayan) Galatasaray, ligin zayıf takımlarını yenerek puan toplamaya devam ediyor. Burada söz konusu olan tek istikrar; Galatasaray’ın bu sezon sadece ligin zayıf takımlarını yenmesi ve ilk 5 de yer alan ( Başakşehir, Beşiktaş, Fenerbahçe, Trabzonspor) takımlarından galibiyet elde edememesi. Buradaki en temel sorun; Ligin 1. Haftasından beri düzenli olarak yazdığımız kadro kalitesi.

Elde ettiği galibiyetleri de geçmişte kadroya katılan kaliteli isimler(Sneijder, Bruma, Muslera) ile elde eden Galatasaray, son 2 yıllık süreçte kalitesi ve verimliliği düşük liglerden, kendi kalibresine uymayan isimleri alarak takımı bu seviyeye hapsetmiş durumda. Almanya, İngiltere, Fransa, İspanya gibi elit liglerden, kaliteli olmasına rağmen forma şansı bulamayıp uyguna alınabilecek ‘’elit’’ isimler yerine, Danimarka, Yunanistan, Türkiye ve benzeri düşük profilli liglere parayı saçması dibe vuruşun başlangıcı olmuş durumda.

Kadroya giremeyecek  8 adet ‘’çöp’’ diye nitelendirilen isimlere 30 milyon Euro vermek yerine; ilk 11’e direk etki edecek 4 isme o 30 milyon euro’yu vermek sizi hem maddi gelir hem de sportif başarı olarak yukarıda tutar. Tüm bu kadro mühendisliğinden sorumlu olarak kim varsa (scout ekibi, yönetici) bu dibe vuruşun ana sorumlusudur ve bu mentalite ya da isimler değişmelidir.

Maç içi yorumlarına gelirsek; fiziken iri ve komplike oynayan hiçbir takımı yenemeyen Galatasaray, daha açık oynayan ve kalitesi daha düşük takımları ise yıldız isimlerinin bireysel performansları ile yenmeyi başarıyor. Keza dün Sneijder’in frikiği buna en iyi örnek Gazi Antepspor maçında.

İleride tek forvet olarak Podolski’nin yalnız olarak oynatılıp, Eren’in kenarda olması takımın hücumu için negatif olarak sahaya yansıyor. Alman oyuncunun ceza sahasında pek durmaması, içeride yer kaplamaması, hava topu hakimiyetinin olmaması ve orta sahanın önlerinde dolaşması takımın hücumunu kilitliyor. Üstüne zaten sahada fiziken ufak kalan Galatasaray’ın; sahada Eren yokken kenardan orta yapması ümitsiz gol girişimleri olarak duruyor.

Stoperdeki isimlerin ‘’size’’ olarak ufak  ve boy olarak da yeterince uzun olmaması hava toplarında sıkıntı yaratırken, bunun üzerine oyun konsantrasyonları ve hakimiyetlerinin düşük olması sürekli gol yemesine sebebiyet veriyor Galatasaray’ın. Stoperleri, bekleri ve orta sahada ön liberonun fiziken küçük, ağır ve kısa olması Galatasaray’ın savunma olarak en büyük sorunu bu yıl. Gelişen ve değişen dünya futbolunda, serilik, hız ve tempo çok önemli. Omurga olarak adlandırılan bölgede tek sağlam isim Uruguaylı file bekçisi Fernando Muslera olarak duruyor sadece. ***(Son 2 yıldır bu bölgeye Cavanda, Linnes, Carole, Serdar Aziz, Ahmet Çalık ve Ryan Donk olmak üzere 18-19 milyon Euro harcandığını görüyoruz.  Oysaki o paraya elit seviyeden 1 stoper ve 2 bek alınsa bugün Galatasaray çok başka bir seviyede olabileceği konusunda herkes hemfikirdir)

Gelelim hücuma…  Stoperlerin geriden oyun kurma konusunda herhangi bir becerisinin olmaması (Galatasaray taraftarı Popescu ve UJfaluji’yi iyi bilir), beklerin hücum olarak ‘’sıfır’’ top tekniği ve fiziki yetersizliği olması ve rakip çizgiye bindirmemesi, merkez orta sahada oynayan tüm oyuncuların ağır, yavaş ve hantal olması Sarı-Kırmızılıların tüm hücumunu bitiriyor. Bek oyuncularının rakip çizgiye bindirmemesi, merkez orta sahaların dripling üzerine rakibi omurgadan yaramaması, hücumda tüm yükü Bruma ve Sneijder’in omuzlarına bırakıyor, hal böyle olunca da Galatasaray 2 yıldır 4.lükten yukarıya çıkamıyor.

Sportif Direktör Cenk Ergün maçtan sonra çok sayıda oyuncu transferi yapacaklarını söyledi. Peki ya yapılacak transferler son 2 yıldaki gibi mi olacak? Yoksa hem sportif hem de maddi olarak kulübü öne atacak isimler mi olacak göreceğiz. 2 uzun ve lider stoper, rakip çizgiyi işleyebilen 2 bek, uzun boylu ve atletik 1 ön libero, seri, kısa ve delici 1 merkez orta saha ve 1 tane de kısa ve kendi pozisyonunu yaratan bitirici forvet şart Galatasaray için. Aksi takdirde gelecek sezon da çöpe gidecek.  Artık menajerlerin getirdiği listelerden ziyade kendi alacağı oyuncuları seçmek Galatasaray için çözüm olacak, yoksa 100 milyon Euro’ya düşmüş olan kadro değeri; gelecek yıl daha da düşecek, stat hiç dolmayacak, marka değerin düştük sonra sponsor bulmak daha da zorlaşacak ve maddi olarak doğrulamayacak bir duruma gelmesi içten bile olmayacak Sarı-Kırmızılıların. Artık onlar için hata payı yok bu sez
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.