Futbolun Eşcinsel Kahramanlara İhtiyacı Var


Esra Karagöz

Esra Karagöz

12 Mart 2016, 18:41


 
Türkiye'de futbol ortamında eşcinsel kimliğiyle var olma mücadelesi veren ilk kişi Halil İbrahim Dinçdağ... Hakem Dinçdağ 2009 yılında Türkiye Futbol Federasyonunun (TFF) kendi rızası dışında eşcinsel olduğu bilgisinin basınla paylaşılmasından sonra hem hakemlik lisansı iptal edildi hem de radyo programına son verilerek işsiz kalmıştı. Hem maddi hem de psikolojik açıdan büyük çöküntüye neden olduğu gerekçesiyle TFF'ye dava açmıştı. 

Türk Futbol Federasyonu'nun eşcinsel olduğu için hakemlik lisansı iptal ettiği Halil İbrahim Dinçdağ,  Berlin'de 'Saygı Ödülü 2014' adı altında verilen ödüle layık görüldü.

Ödülü 38 yaşındaki eski Hakem Dinçdağ'a Berlin Eyalet Başbakanı Klaus Wowereit verdi. Wowereit, 2002 yılında Berlin Eyalet Başbakanı seçildiği gün, yaptığı konuşmasında eşcinsel olduğunu deklare etmişti. Wowereit, Dinçdağ'ı mücadelesinden dolayı tebrik etti.

Peki Almanya'da işler bizimkinden farklı mı? Onlarda da durum bizden farklı değil. Almanya’nın önde gelen futbol adamlarından, Schalke 04 Kulübü’nün eski menajeri Rudi Assauer, çok tartışılacak bir açıklamada bulunarak, eşcinsellerin futbolcu olmaması gerektiğini söyledi. Eşcinsel kimliğini açıklayan futbolcuların, takım arkadaşlarını ve seyircileri rahatsız edeceğini öne süren Assauer, “Eşcinseller diğer spor dallarında bulunabilirler. Ama futbolda olmaz” dedi. Futbol oynadığı ve menajerlik yaptığı dönemlerde eşcinsel bir futbolcu tanıdığını belirten Assauer, “Werder Bremen’deyken takım masörümüz eşcinseldi. Yanına gittim ve kendisine ‘Bana bir iyilik yap. Ve kendine yeni bir iş bul’ dedim” açıklamasını yaptı. Alman Futbol Federasyonu Hakem Kurulu Üyesi Manfred Amerell’in, hakem Michael Kempter’e cinsel tacizde bulunduğunun ortaya çıktığını hatırlatan Assauer, “Yaşananlar federasyonun itibarını zedeledi. Olaya adı karışan hakem artık maç yönetemez. Hakem Kurulu Üyesi de artık görev yapamıyor” diyerek haklılığını savundu. Alman Futbol Federasyonu Hakem Kurulu Üyesi Manfred Amerell’in, hakemMichael Kempter'e cinsel tacizde bulunduğunun ortaya çıktığını hatırlata Assauer "Yaşananlar federasyonun itibarını zedeledi.Olaya adı karışan hakem artık maç yönetemez. Hakem Kurulu Üyesi de artık görev yapamıyor." Diyerek haklılığını savunmuştu. 
Homofobobik insanları futbolun içinde uzun süredir görüyoruz görmeye de devam edeceğiz galiba... 
Homofobi, eşcinsellere ya da eşcinselliğe karşı duyulan nefret, korku, hoşnutsuzluk ya da ayrımcılıktır. Homofobinin boyutları çok farklıdır kendi eşcinselliğini keşfetmekten korkanların verdiği tepkiler hep  çok fazladır. Hepimiz biseksüel doğarız, toplum bizi heteroseksüel yapar.

Aslında her şey, 1990 yılında, kariyerinde; Norwich City, Nottingham Forest, Manchester City, West Ham United gibi takımlar bulunan golcü Justin Fashanu’nun eşcinsel olduğunu açıklamasıyla başladı. Fashanu; aynı zamanda, 1981 yılında, Notthingham Forest’dan aldığı transfer ücretiyle, bir milyon paunt kazanç sınırını geçen ilk siyahi futbolcuydu. 22 Ekim 1990’da, The Sun gazetesi, Fashanu’nun açıklamasını manşetten şöyle duyurdu: “Bir milyon pauntluk yıldız futbolcu: Ben eşcinselim.”. Bu açıklama, Fashanu için sonun başlangıcı oldu; hiçbir yerde dikiş tutturamadı ve düşüşün önüne geçemedi. Yedi yılda tam sekiz ayrı takımda oynadı ve 1997 yılında, sessiz sedasız futbola veda etti. Eşcinsel olduğu için kapılar yüzüne kapanmıştı. Çok sevdiği kardeşi John, onu reddetti; 17 yaşındaki bir gençle ilişkiye girdiği iddiasıyla hakkında soruşturma başlatıldı. Fashanu, tüm bu yaşananlara dayanamadı ve 3 Mayıs 1998’de, garajında intihar etti. Fashanu, bıraktığı notta eşcinsel olduğu için özür dilerken; “Zaten suçlu ilan edildim. Arkadaşlarımı ve ailemi daha fazla utandırmak istemiyorum. Umut ediyorum ki çok sevdiğim İsa Mesih beni nezaketle karşılar ve nihayet huzur bulurum.” diye yazmıştı. Yaşananlar, futboldaki cinsiyet ayrımcılığını açık şekilde ortaya koymuştu.

Boca Juniors’ta oynarken, bir gol sevinci sırasında, Claudio Caniggia ile saha ortasında dudak dudağa öpüşen Maradona, bu hareketiyle tepkileri üzerine çekmişti. Caniggia’nın model eşi Mariana Nannis ise, olaya farklı bir boyut getirip, Maradona’nın kocası ile ilişkisi olduğunu açıklamıştı. Tabii ki bu suçlama, gerçekleri yansıtmıyordu. Arjantin Millî Takımı’nı bir dönem çalıştıran Daniel Passarella, uzun saçlı futbolcuları, eşcinselliği çağrıştırdığı gerekçesiyle kadroya almamıştı. Buna en büyük tepki Maradona’dan gelmiş, ünlü futbolcu şu açıklamayı yapmıştı: “Oyuncular, cinsel tercihlerine göre değil, yeteneklerine göre seçilmelidir.”

 Guardiola’nın, Barcelona antrenmanında, Samuel Eto’o’ya arkasından sarılıp uzun süre birlikte yürümesi; İspanyol magazin programlarında, eşcinsel olabileceği imasıyla günlerce tartışılmıştı.
 Futbol dünyasında eşcinsellere yer olmadığı açıklamalarına günümüze kadar oldukça rastladık uzun yıllarda rastlayacağımıza eminim… Kim bilir bu açıklamaları yapanlarda  kendi eşcinselliğini keşfetmekten korkan homofobiklerdir!
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.