İşte Alex de Souza'ya göre başarının sırrı

Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonra ülkesine dönen ve futbolu bıraktıktan sonra televizyonda yorumculuk yapmaya başlayan Alex de Souza yazılı basına da el attı. İlk yazısında futbolda başarının sırrını anlattı. İşte o yazı.

İşte Alex de Souza'ya göre başarının sırrı

Sizce bir futbolcuda bulunması gereken başlıca özellik nedir?

Pas, kontrol, şut, uzun top. Bir de oyunu okumak var. Olmazsa olmaz değil fakat bir oyuncu için anahtar niteliktir. Size söyleyeyim: Bana göre en önemli beceri topa hükmetmek.

Pas savunucuları size elbette pas diye cevap verecektir. Peki ya kötü bir pas geldiğinde ne olacak? Topa iyi hükmediyorsanız hallolur.
Uzun top geldi, hücum oyuncusu şut atmak için ceza sahasına girdi ama kötü kontrol etti. Peki sonra? Kimse pası hatırlamayacak. Herkes topa hükmetme kalitesinin eksikliğinden dolayı hayıflanacak.

1970 Dünya Kupası'nda Jairzinho'nun golünü (Çekoslovakya maçı) hatırlayalım. Gerson'un harika uzun topu, Jair'in savunma arkasında alışı, topa hükmedişi ve son vuruş için bomboş kalması. İşte gol geldi.

Ya da top bir oyuncuya geldi ve ceza sahası dışından güzel bir şut çıkardı. Kaleci sektirdi ve döneni tek vuruşla tamamlamak mümkün değil. Pozisyonun devamı için ne gerekiyor? Topa hükmetmek. Topa iyi yön verebiliyorsan pozisyonu devam ettirirsin. Kötüyse, topa iyi hükmedilmediği için akıllarda sonuçlandırılamayan bir gol şansı olarak kalacak.

Kariyerimde attığım en güzel golün kötü bir pastan sonra geldiğini hatırlıyorum. 

Magrão, topu, yaptığım koşunun farkında olan Christian'a vermişti. Tek top oynadı fakat pas arkama düştü. Topa en iyi nasıl yön vermem gerektiğini bulmak zorundaydım.



Ayağımın dışıyla, dibine girerek dokunmaya karar verdim. Sao Paulo savunma oyuncusunun başının üzerinden aşırttım ve sonrasında yine kendimi topa yön vermek zorunda kaldığım bir başka durumun içinde buldum. Önceki pozisyonda yaptığımın aynısını yapmaya karar verdim. Yine ayağımın dışıyla dibine girdim fakat bu kez biraz daha sert dokundum; çünkü önümde kaleci vardı. Topu kalecinin üzerinden aşırttım ve filelere doğru gönderdim.

Topa hükmetmenin pekçok yolu var. Ve maçın birçok anında bunlarla karşılaşmak mümkün. Eski salon futbolcuları, ki bana göre onlar en iyileridir, topu genellikle ayaklarının tabanıyla kontrol ederler ve çoktan topu olmasını istedikleri yere yönlendirmişlerdir. Ayak dışıyla kontrol (bunu yapabilmek için tekniğinizin çok iyi olması gerekir) ve en sık karşılaşılan ayak içi kontrolü de var.

Peki ya tek top? Bu garanti pastır. Ancak tek top oynamak iyi uygulandığında kontrol pas futbolundan göze çok daha hoş gelir.

Teknik kalitesi yüksek takımlarda ikisinin karışımını görürüz. Bazıları kontrol pas oynar ve geri kalanlar da tek top yapar.

Ne olursa olsun, benim futbol vizyonuma göre topa hükmedilemiyorsa ortada futbol yoktur. Bu, takımlardan birinin ayağından kaçırana dek topu orta sahada dolaştırması ve sonra diğerinin almasından farksız. Rakip de aynı özellliğe sahipse oyun zayıflar ve repertuarı azalır. Ve, psikolojik açıdan da, ilk aşamada negatif etkilenen top kontrolüdür. Biz bu gibi durumlarda "Top can çekişiyor." deyişini kullanıyoruz.

Maçların ve antrenmanların gelişimi için tüm temel nitelikler elbette çok önemli yer tutuyor. Oysa topa iyi hükmedilmediği zaman oyun bana göre çirkinleşiyor ve isyan ettiriyor. Futbolda becerilerini konuşturmak isteyenlerin oyunun bu tarafına süper konsantre olmaları şart.

Yaşasın usta hareketlerle topu konuşturabilenler, diğer tüm meziyetlerin doğmasına öncülük edenler.

*Habertürk

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.